Sosyal
Medyayı Yönetebilmek
Üreticinin değil tüketicinin kral olduğu bir dönemde
yaşamımızı sürdürüyoruz. Eski dönemlerdeki gibi “(kimi sektörlerde) üretici hangi
ürünü, ne kalitede, hangi koşullarda satarsa satsın” dönemini kapatalı çok
zaman oldu. Çocukluğumdaki bisküvi çeşitleri üçü geçmezken şu anda bisküvi
segmentinin alt kırılımlarında dahi muadil ürün sayısı çok fazla. Aynı şekilde
gömlekte ve diğer ürünlerde de.
Hal
böyle olunca tüketicinin hareketleri değişim göstermeye başladı.
Özellikle
internetin ve iletişimin hayatımızda daha fazla yer edinmesi ile markamız
hakkındaki bir haber çok hızlı şekilde yayılabiliyor. Ürün araştırmalarının,
tüm rakiplerin internet üzerinden mukayese edilerek yapılması gibi birçok
parametre alt alta sıralandığında ana sonuç cümlemiz şu şekilde oluyor:
Tüketicin,
her an senden kaçabilir.
Yeni
müşteri edinmek yerine var olan müşterinin getirisi hesaplandığında olumlu
sonuçlar elde eden firmalar, müşteri ilişkileri yönetimine ağırlık vermeye
başlamıştır. Fakat her firmanın kendi sadakat kartını çıkarması ve tüketici
tarafından geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerin çok olması nedeniye birçok
programda amaçlanan hedef gerçekleşememiştir.
Bunun
nedenlerinden bir tanesinin,kullanıcıların her soruyu sorgusuz sualsiz cevaplayacağını
düşündükleri başvuru formu olduğu aşikardır.
Kişisel
verilerin verilmesinin işlem yapabilmek için zorunlu olmadığı sektörlerde
kişisel veri toplamak gitgide zorlaşmaktadır. Öte yandan, aynı bireyler birçok
yerde firma olarak bizim talep etmiş olduğumuz bilgilerin birçoğunu
paylaşmaktadır.
Dijital
medya üzerinde bir iş yapılırken klasik medyaya göre en büyük gücünün
“ölçümlenebilir” olması olduğu söylenmiştir genelde. Özellikle e-ticaret
alanında CTR, CPA, ve CPC gibi birçok anahtar performans göstergesi
geliştirilmiştir.
Fakat
dijital medya platformlarının bize sağladığı en büyük avantaj,tüketicinin
sayfalarımız üzerinde yapmış olduğu işlemlerin her birinin kayıt altına
alınabilmesi ve bu verilerin temiz olmasıdır.
Google
Adworks, Facebook vb. platformlarda son derece özelleştirilmiş gruplara
reklamlar gösterilebilmektedir.
Markaların
büyük bir çoğunluğunun yöneticileri tarafından sosyal medya platformlarının
önemsenmediği dönemler geride kalmaya başladı.
Firmalar
Facebook,Twitter, Foursquare gibi sosyal medya platformları üzerinde yer almaya
başladılar.
Fakat hala
bir sıkıntı var.
Bir marka
tarafından herhangi bir sayfa oluşturulabiliyor ve bu sayfalar binlerce üyeye
sahip olabiliyorlar. (Bu konu ile ilgili en detaylı bilgiyi SocialBakers - www.socialbakers.com
– üzerinden edinebilirsiniz)
Peki
sonra? İşte burada, ironik bir durum karşımıza çıkıyor.Bir yandan klasik
medyaya göre ölçümleme konusunda avantajları sıralanan dijital platformlar
varken öte yandan bu platformların sağlayacakları veriler yeteri kadar
işlenememektedir.
Sözgelimi bir
reklam kampanyası yaptığınızı düşünün. Yeni saç kurutma makinanızda % 15
indirim olsun. Kullanıcılarınızın tamamına e-posta göndermeniz son derece basit
bir işlem. Öte yandan saçı olmayan kullanıcılarınıza göndermenizde size bir
katkı sağlanabilir mi?
Göndermiş
olduğunuz e-postanın satışa dönme ihtimali nedir?
Öte yandan
dijital medya platformlarında da benzer bir veri, veritabanınızda muhtemelen
bulunmayacaktır.
“Saçınız var mı?”
tarzında bir soru ile henüz karşılaşmadım.
Fakat yeni
platformların birçoğunda kullanıcılar, kendi resimlerini paylaşmaktadır
ve
dolayısıyla küçük bir veri işleme hareketi ile bu tarz verileri
kullanıcılarınızın karşısına başvuru formu koymadan elde etme olasılığınız son
derece yüksektir.
Hangi
tüketicimiz, şu anda nerede?
Bu bilgi,
özellikle lokasyona bağlı satış yapan firmalar için önemli bir konu olabilir.
En doğru kişi ile en doğru anda iletişim. İstenildiğinde bu tip senaryoların
sayısı çoğaltılmaya müsaittir.
Twitter’ı
baz alalım.
Marka
olarak Twitter hesabımızı açıyoruz. Sonrasında Twitter kullanıcılarının
markamız hakkında yapmış oldukları yorumları izlemeye başlıyoruz. Bu yorumlar
olumlu,olumsuz olarak sınıflandırılabiliyor.
Gün
sonunda ise şu şekilde bir rapor sunulmaktadır. Sayfamızı 10.000 kullanıcı
takip etmektedir. Bunun haricinde geçtiğimiz dönemlerde firmamız hakkında 1.230
olumlu, 286 olumsuz yorum yapılmıştır.
Peki sonrası?
Twitter
üzerinde yapılmış olan her yorumun değeri aynı mıdır?
Aynı değil
ise sadece yorum yapan kişiyi takip eden kişilerin sayısı kadar mı önemlidir?
Senaryomuzda
bir reklam videosu hakkında yorum yapan üç kişiyi baz alalım. Üç kişi aynı
girdiyi yazmış olsun. “ABC markasının yeni reklam filmi süper olmuş!” Bu üç
girdi olumlu yorum olarak bizlere raporlanabilir.
Fakat bu
üç yorumun detayına inersek çok daha fazla veri elde edebiliriz.
Örneğin üç
yorumun iki tanesi reklam sektöründe çalışmış kişi tarafından yazılmış, bir
diğeri ise yazılım sektöründe çalışan birisi tarafından.
(Bu
kullanıcıların unvanlarını tespit etmek için büyük bir olasılıkla herhangi bir
soru sormamıza gerek olmayabilir.)
Hatta
yazılım sektöründe çalışmakta olan kullanıcı diğer yorum yazanlara göre çok
daha fazla takipçiye sahip olsun.
Konu bir
televizyon reklamı iken yazılım sektöründe çalışmakta olan bir kişi ile reklam
sektöründe çalışmakta olan bir kişinin yorumu aynı olabilir mi sizce?
Biraz daha
detaya inelim.
Reklam
sektöründe çalışan iki kişiden bir tanesi, reklamı hazırlayan firmada çalışıyor
olsun.
Diğeri ise
başka bir firmada.
Aynı
şekilde her ikisinin de blogu olsun. Bir tanesinin blog puanının Google
Pagerank ve Alexa değerlerine göre diğerinin çok üstünde olduğunu varsayalım.
Bunun gibi
birçok parametre sıralayabiliriz. Sonrasında ilk başta sormuş olduğumuz soruyu
kendimize yeniden soralım. “ABC markasının yeni reklam filmi süper olmuş!”
şeklinde giriş yapan 3 kullanıcı sizce aynı girdi değerine mi sahip?
Yukarıda
bahsetmiş olduğumuz verilerin neredeyse hiçbirini kullanıcıdan almadan analizimizi
yapabiliyoruz. İddia etmiş olduğumuz hipotez kısmen doğrudur. Klasik medyaya
göre net bir avantajımız bulunmaktadır.
Fakat
önemli olan durum, elimizdeki mevcut verileri zenginleştirmek ve bilgiye dönüştürmek
olmalıdır.
Geçmiş
dönemlerde veri son derece azdı. Şimdilerde ise veri çok fazla ve işimiz
geçmişe oranla çok daha zor.
Zenginleştirme
işini kullanıcıya soru sorarak yapmaya kalktığımızda veriyi elde etme süreci
son derece sıkıntılı olacaktır. Muhtemelen birçok kategoride ise veriyi elde edemeyecek
veya yanlış verilere sahip olacağız. (GSM numarası : 05333333333 gibi)
Halbuki
aradığımız birçok veri ve çok daha fazlası kullanıcı tarafından özgürce
paylaşılmaktadır.
Gelecek
dönemde adını sıklıkla duyacağımız Social
Business Intelligence ve Social CRM
konuları ise yavaş yavaş hayatımıza girmeye başlayacak. Gartner’a göre 2011 sonlarında
veri entegrasyon projeleri geliştirilmeye başlanacak ve 2014 yılında ise büyük
CRM yazılımları bu entegrasyon süreçlerine başlayacak.
Bu
entegrasyonun sürecinin ise tahmin edilenden daha zorlu geçeceğini düşünüyorum.
Bunun başlıca sebeplerinden birisi ise firmaların birbirinden tamamıyla
bağımsız yapılara sahip olmasıdır.
Bir
kesimin A dediği nesneye, diğer kesim B demektedir. Bunun farklı firmalar
olmasına gerek yok; aynı firma içerisindeki farklı uygulamalarda da benzer
sorun gözlemlenebilmektedir.
Verilerin
toplanması,analiz, raporlama, tahminleme ve tüm bu süreçlerin kişiden bağımsız otomatik
hale gelmesi ise Business
Intelligence (İş Zekası) uygulamaları
aracılığı ile gerçekleşmektedir.
İş Zekası
uygulamaları özellikle ülkemizde yaşanan krizlerden sonra birçok firmanın
yatırım yapma kararı aldığı platformların başında gelmektedir.
Bunun başlıca sebebi
ise en basit anlatım ile zaman yönetimi,verimlilik, kişiye olan bağımlılığın minimize
edilmesi,tahminleme ve istatistikleri en alt kaleme kadar kolayca
indirgeyebilmek.
Firmalar
için ilk etapta en önemli olan kısım,gider ve gelir kalemlerinin büyük
faktörleri olan satış ve stok bölümleriydi.
Daha
sonrasında ise diğer kategoriler projelere dahil edilmeye başlandı.
Yeni
dönemde ise bu veriler ile şirket dışında bulunan ama şirketler için büyük
öneme sahip verilerin entegrasyon süreci başlayacaktır.
Tabii ki burada
başrol oyuncularımız, sosyal medya platformları olacaktır.
Bu yazı Nisan
2011 GENNARATION Gazetesi için
Koray Kocabaş
Sosyal İş Zekası Uzmanı tarafından
yazılmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder